Göksenin Çakmak
goksenincakmak@gmail.com
BİZİ BİRBİRİMİZE KIRDIRMAK İSTİYORLAR!
13/08/2026
Türk-Kürt düşmanlığı yaratmak için provokasyonlar başlatıldı. Bunların bir kısmını yapay zekâ kullanarak gerçekleştiriyorlar. Bundan sonra bu tür girişimleri her yere yayacaklar. Dikkatli olalım.
Asıl niyetlerinin toplumu iç savaşa sürükleyerek olağanüstü bir baskı rejimi oluşturmak olduğunu düşünüyorum. Böylece halkı halka kırdırarak temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmak ve seçimleri yaptırmamak hedefleniyor. Çünkü ülkenin parlamenter sisteme dönmesini emperyalist blok istemiyor.
Bu durumda yapmamız gereken bellidir: Oyunlara gelmeyelim, sakin olalım, olay çıkarmayalım ve bazı kişilerin ekmeğine yağ sürmeyelim.
Türkiye'de ırk ayrımı diye bir şey yoktur. Lazı, Çerkesi, Arnavut'u, Kürt'ü, Rum'u, Ermeni'si ve daha birçok farklı kökenden insan bu ülkede birlikte yaşamaktadır. Yıllardan beri toplum bütünleşmiş; tasada ve kıvançta bir olmuş, savaşlarda canlarını vatanları için severek vermişlerdir.
Ne oldu da şimdi böyle bir bölünmeye çanak tutuluyor?
Türkiye, Atatürk'ün kurduğu çağdaş, laik ve demokratik bir ülke olarak güçlenemesin; parçalanarak düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürülsün isteniyor. Ne yazık ki Atatürk'ün yıllar önce Gençliğe Hitabesi'nde ifade ettiği gibi, memleketi yönetenler gaflet ve dalalet içindeyse yapılacak çok şey kalmıyor.
Bundan sonrası bize, yani halkın sağduyusuna ve sorumluluğuna aittir.
PKK, Kürt vatandaşlarımızın bir bölümünü kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışan, çocukları zorla dağa kaçırmakla ve silahlı eylemler gerçekleştirmekle suçlanan bir terör örgütüdür. Örgütün Türkiye'nin bütünlüğüne karşı faaliyet yürüttüğü ve geçmişte çeşitli dış bağlantılarının bulunduğu bilinmektedir.
Ancak burada özellikle vurgulanması gereken şudur: PKK ile Kürt vatandaşlarımızı birbirinden ayırmak gerekir. Kürt vatandaşlarımız Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşlarıdır. Bir terör örgütünün eylemlerinden dolayı milyonlarca vatandaşımızı suçlamak veya hedef göstermek, toplumsal barışa hizmet etmez; tam tersine, provokasyonların amacına hizmet eder.
Bu nedenle bütün vatandaşlarımızı, etnik kökeni ne olursa olsun, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü konusunda sağduyulu olmaya, demokratik haklarını hukuk içinde kullanmaya ve teröre karşı ortak bir tavır almaya çağırıyoruz. Siyasi partiler ve milletvekilleri hakkındaki eleştiriler de demokratik ve hukuki yollarla dile getirilmelidir.
Çerçeve yasa teklifinin Meclis'ten geçmesinin ardından halkta tepkilerin ortaya çıkması kaçınılmazdı. Hatta bu sürecin böyle sonuçlanmasının planlandığını düşünenler de var. Yıllardan beri uygulanan "sağ-sol" ayrımı, "Alevi-Sünni" ayrımı, "Ermeni-Türk" tartışmaları ve benzeri fay hatları üzerinden toplumun karıştırılması ve halkın birbirine kırdırılması yönündeki girişimlerin şimdi de "Türk-Kürt" karşıtlığı üzerinden yeniden gündeme getirildiğini düşünüyorum.
Bunun nedeninin emperyalist güçlerin Türkiye'yi zayıflatma amacı olduğunu düşünenler var. Sevr Antlaşması döneminde başarılamayan hedeflerin bugün farklı yöntemlerle gerçekleştirilmeye çalışıldığına ilişkin endişeler dile getiriliyor. Çünkü Türk halkının milli meselelerde taviz vermeyeceği ve bu konuların toplumun en hassas noktalarından biri olduğu biliniyor.
Toplum iyice karışsın ki tepeden zorlayıcı tedbirler alınsın, temel hak ve özgürlükler tamamen ortadan kaldırılsın, otokratik yönetim güç kazansın ve ileride yapılması gereken seçimler yapılamasın!
Bakalım bu oyun tutacak mı? Toplumun en hassas noktasından vurulmasına izin verilecek mi?
Yakında gerçeklerin ortaya çıkmasını bekleyip göreceğiz.
Ancak bugün hepimizin yapması gereken bellidir: Provokasyonlara gelmemek, birbirimize düşmemek, farklılıklarımızı düşmanlık sebebi hâline getirmemek, hukukun ve demokrasinin dışına çıkmamak ve Türkiye'nin birlik ve beraberliğini korumaktır.
|
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| İNANÇTAN TOPLUMA: DİN, AHLAK VE RAMAZAN'IN ANLAMI - 17/03/2026 |
| İnançtan Topluma: Din, Ahlak ve Ramazan’ın Anlamı - Göksenin Çakmak 17.03.2026 |
| ZAMANIN İÇİNDE İNSAN KALMAK - 27/12/2025 |
| Değişim kaçınılmaz; fakat adalet zedelenmiş, insan yalnızlaşmış, dünya sertleşmiş durumda. Bütün bu karmaşanın içinde asıl mesele, zamanın ve gücün baskısına rağmen insan kalabilmektir. |
| AHLAK, ETİK VE İNSAN OLMAK ÜZERİNE - 15/10/2025 |
| AHLAK, ETİK VE İNSAN OLMAK ÜZERİNE - Göksenin Çakmak - 15.10.2025 |
| DEĞERLERİN ÇÖKÜŞÜNDEN YAŞAMIN ANLAMINA: TOPLUMSAL VE BİREYSEL BİR UYANIŞ ÇAĞRISI - 14/09/2025 |
| DEĞERLERİN ÇÖKÜŞÜNDEN YAŞAMIN ANLAMINA: TOPLUMSAL VE BİREYSEL BİR UYANIŞ ÇAĞRISI - Göksenin Çakmak 14/9/2025 |
| SÖMÜRÜ VE HAKSIZLIK DÜZENİNDEYİZ - 08/05/2025 |
| SÖMÜRÜ VE HAKSIZLIK DÜZENİNDEYİZ - Göksenin Çakmak 7/5/25 |
| KRALLAR SOYTARILARI SEVERLER - 19/04/2025 |
| KRALLAR SOYTARILARI SEVERLER - Göksenin Çakmak - 19/4/2025 |
| YARALI HAYVAN SALDIRGANDIR - 25/03/2025 |
| YARALI HAYVAN SALDIRGANDIR - Göksenin Çakmak - 25/3/2025 |
| SON GELİŞMELERİ ELE ALALIM - 19/03/2025 |
| SON GELİŞMELERİ ELE ALALIM - Göksenin Çakmak - 19/3/2025 |
| HALKA RAĞMEN HALK İÇİN OLUNMAZ - 05/03/2025 |
| HALKA RAĞMEN HALK İÇİN OLUNMAZ - Göksenin Çakmak 5/3/2024 |
Devamı |