• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dgdernek
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905448823723
  • https://www.instagram.com/dgdernek
  • https://www.youtube.com/@dostlukgrubu
Derneğimizin Etkinlik Takvimi

Radyo D Dinle

Halk TV Kültür Sanat

 

KARANLIKTAN AYDINLIĞA: DOSTLUK GRUBU DERNEĞİ’NDEN İZMİR’DE TARİHSEL VE SOSYOLOJİK YOLCULUK

25/03/2026

İzmir’de sivil toplum alanında fark yaratan çalışmalara imza atan Dostluk Grubu Derneği, önemli bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı.

 
 
Derneğin Kurucu ve Onursal Başkanı Ahmet Eren Özen, Sancar Maruflu STK Yerleşkesinde düzenlenen etkinlikte “Karanlıktan Aydınlığa: 1978’den Günümüze Türkiye” başlıklı kapsamlı konferans dün gerçekleştirdi. Yaklaşık 1 saat 10 dakika süren programa yoğun bir katılım sağlanırken, salonu dolduran kalabalık dinleyici kitlesi sunumu dikkatle takip etti. Katılımcılar arasında akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, gençler ve farklı meslek gruplarından vatandaşlar yer aldı.
 

 

TARİHSEL SÜREÇ DERİNLİKLE ANALİZ EDİLDİ
 

 

Konferansta Türkiye’nin son yarım asırlık süreci çok yönlü bir perspektifle ele alan Ahmet Eren Özen, 1978’den itibaren başlayan çalkantılı dönemin; siyasal, ekonomik ve toplumsal etkilerini kronolojik bir akışla değerlendirdi. Özen, 5 Ocak 1978’de Adalet Partisi’nden ayrılanlar ve bağımsız milletvekillerinin desteğiyle 42’nci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin kurulduğunu ancak hükümetin sıkıyönetim ilan etmesine rağmen toplumsal çatışmalar ve kriz ortamı konusunda başarılı olamadığını belirtti. Savcı Doğan Öz’ün 24 Mart’ta ve İTÜ Eski Rektörü, Elektrik Fakültesi Dekanı Ord. Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu’nun 20 Ekim 1978’de faşistler tarafından öldürüldüğünü söyleyen Özen, 1978–1980 yıllarında artan suikastlarla 12 Eylül 1980 Darbesi’nin altyapısının hazırlandığını darbe ile yaşanan demokratik gerilemenin etkilerinin 80’li yıllar boyunca sürdüğünü açıkladı.

 

 

 

 

Özen, 1990’lı yıllarda süregelen ekonomik ve siyasal istikrarsızlıklar ve 2001 ekonomik krizi sonrasında oluşan yeni siyasal-ekonomik yapı gibi kritik dönemleri detaylı şekilde ele alırken “Aydınlığa Açık Karanlığa Kapalı” felsefesiyle kurulan partilerin milletten güven alarak çeyrek asırdır iktidarda olduğunu, vatandaşın 28 Şubat 1997’deki gibi post-modern darbe istemediğini belirtti. Özen, kendi çocukluğundan örnekler vererek bu sürecin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda toplumsal hafıza ve birey psikolojisi üzerinde de derin etkiler bıraktığını vurguladı. Özen; Bizimkiler, Süper Baba, Tatlı Hayat gibi devrin popüler dizilerinin bu değişimi yansıtan senaryolarının olduğunu ifade etti.

 

 
MODERNİZMDEN POSTMODERNİZME: TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM

 

Konferansın dikkat çeken bölümlerinden biri de modernizm ve postmodernizm tartışmaları oldu. Sanayileşme ile ortaya çıkan üretim-tüketim ilişkilerinin dönüşümü, günümüz toplum yapısına etkileriyle birlikte konferansta değerlendirildi. Bu kapsamda; Henry Ford ile özdeşleşen Fordist üretim modeli, kitle üretiminden bireyselleştirilmiş tüketime geçiş, medya - reklam ve “üst gerçeklik” (hyperreality) kavramı, dijitalleşme ve tüketim kültürünün yaygınlaşması gibi başlıklar akademik bir çerçevede ancak anlaşılır bir dille katılımcılara aktarıldı. Özen, modern toplumun rasyonel yapısından uzaklaşılarak, duyguların ve algıların yön verdiği bir postmodern dünyaya geçildiğini bunun da siyaseti ve siyasetçileri değiştirdiğini ifade etti. Postmodernliğin faşizmle tehlikeli yakınlığına dikkat çeken Özen, toplumdaki sosyal çürüme ve ahlaksızlık ile şiddetin giderek arttığı uyarısında bulundu.

 

 
“TOPLUMSAL ÇÖZÜLMEYE KARŞI DOSTLUK”
 

 

Konferansın en güçlü mesajlarından biri, toplumsal değerlerin yeniden inşası gerekliliği oldu. Günümüz dünyasında bireyselleşmenin arttığını ve toplumsal bağların zayıfladığını belirten Özen, bu sürece karşı “dostluk, dayanışma ve birlik” kavramlarının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Toplumu ayakta tutan en önemli değerlerden biri dostluktur. Bireyselleşmenin arttığı bir çağda, yeniden bir araya gelmek ve ortak değerlerde buluşmak zorundayız” diyen Özen; Dostluk Grubu Derneği’nin bu ihtiyacı karşılamak üzere kurulduğunu açıkladı.
 

 

DOSTLUK GRUBU’NUN YOLCULUĞU
 

 

Etkinlikte ayrıca Dostluk Grubu’nun kuruluş süreci ve gelişimi de paylaşıldı. 2016 yılında sosyal medya üzerinden başlayan bu hareketin, zamanla geniş kitlelere ulaşarak bir sivil toplum yapısına dönüştüğü ifade edildi. Dostluk Grubu’nun sosyal sorumluluk projeleri, kültür ve sanat etkinlikleri, toplumsal farkındalık çalışmaları ile önemli bir misyon üstlendiği vurgulandı. Ayrıca Dostluk Grubu Derneği’nin kurucu üyesi olan ve Ocak ayında vefat eden Nihal Ertem de unutulmadı. Özen, vefat eden Nihal Ertem’i andıklarını belirterek fotoğraflarını katılımcılara gösterdi.
 

 

YOĞUN İLGİ
 
Program boyunca katılımcıların ilgisi dikkat çekerken, konferans sonunda soru-cevap bölümü ile interaktif bir ortam sağlandı. Katılımcılar, sunumun hem akademik hem de toplumsal açıdan son derece doyurucu olduğunu ifade etti. Etkinlik sonunda, Dernek Başkanı Göksenin Çakmak, sunumu gerçekleştiren Ahmet Eren Özen’e teşekkür ederken, Özen de derneğin yönetim kurulu üyeleri, yararlanılan akademisyenler ve tüm katılımcılara teşekkür etti.
 

 

AYDINLIĞA GİDEN YOLDA ORTAK AKIL
 
“Karanlıktan Aydınlığa” başlıklı konferans, yalnızca geçmişin değerlendirilmesi değil; aynı zamanda geleceğe dair bir vizyon ortaya koyması açısından da dikkat çekti. Dostluk Grubu Derneği’nin bu tür etkinliklerle toplumsal bilinç oluşturma çabası, İzmir’de sivil toplum faaliyetlerinin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Etkinlik, katılımcıların hafızasında güçlü bir iz bırakırken, “aydınlığa giden yolun birlikte yürümekten geçtiği” mesajıyla sona erdi. Etkinlik, Dostluk Grubu Derneği üyelerinin kendi arasında çekilen fotoğraflarla son buldu.

 

136 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar44.242844.4200
Euro51.326051.5317
Hava Durumu

İzmir nöbetçi eczaneleri