• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dgdernek
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905448823723
  • https://www.instagram.com/dgdernek
  • https://www.youtube.com/@dostlukgrubu
Derneğimizin Etkinlik Takvimi

Radyo D Dinle

Halk TV Kültür Sanat

 

ŞİİR YARIŞMASINDA ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

23/03/2026

Dostluk Temalı Şiir Yarışması’nın Ödül Töreni Gerçekleşti

Ödüller Sahiplerini Buldu

 

Sancar Maruflu STK Yerleşkesinde, “Şiir Kalbimizde Grubu”nun hazırlamış olduğu “Dünya Şiir Günü” kutlama etkinliğinin sonunda Dostluk Grubu Derneği tarafından düzenlenen 1. Dostluk Temalı Şiir Yarışması’nda dereceye girenlere ödülleri verildi.

 

Ödülleri, dernek adına Dostluk Grubu Derneği Kurucu ve Onursal Başkanı Ahmet Eren Özen kazananlara takdim etti. Özen yaptığı konuşmada; “Dünya Şiir Günü kutlaması çok güzel oldu değil mi? Bir süredir kalp atışlarım düşük seyrediyordu. Bu da önümüzdeki günlerde gerçekleşecek omuz ameliyatımı negatif yönde etkiliyor. Bayramdan önceki hafta İzmir’e geldiğimde nabzım ortalama 48’di. Geçen hafta burada şiir programına katıldım baktım 60’a çıktı. Az önce otururken yine baktım 70’e çıkmış. Çok güzel! Yani olması gereken seviyeye geldi. Şiirle, sanatla güzelleşen bir dünyada; mutlu olunca, stresten uzak kalınca biz de iyileşiyoruz. İşte edebiyatın bu sağaltıcı gücünü kullanmak gayesiyle kendim de Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olan biri olarak ve elbette Dostluk Grubu Derneği Başkanımız Göksenin Çakmak hocamızın derneğimize katmış olduğu aydınlanma felsefesinin ışığında, “dostluk” temalı şiir yarışmasını gerçekleştirdik. Bizi kırmayarak bu jüride yer alan üç değerli isim var ki; üçü de şu anda burada. Kendilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gülseren Mungan, Metin Soydeveli ve Savaş Yavuz! Sağ olsunlar bizleri kırmadılar. Hem de bayram günü gelen şiirleri değerlendirdiler, puanlamaları gerçekleştirdiler. Beni en çok mutlu eden yurdun dört bir yanından şiirlerin gelmesiydi. Yaş grafiği çok farklıydı, genç şairler de vardı. Katılan herkese dernek başkanımız Göksenin Çakmak ve şahsım adına teşekkür ediyoruz. Jürimize çok teşekkür ediyorum ve derneğimizin hocalarından, temel yaşam koçu Birsen Itak hanımefendi ile teşekkür belgelerimizi vermek istiyorum. Her şiir bence birinciliği hak ediyor. Çünkü bu işe katılmak büyük bir cesaret işi. Jürimiz oylama yaparken şairlerin kim olduğunu bilmiyordu, kodlanmıştı. Şiir yarışmasında dereceye girenlere belgelerini takdim ediyorum ve güzel günlerde kullanmak üzere naçizane hediyelerini vermek istiyorum” dedi.

 

Yarışmada üçüncü “Dost Olabilmek” adlı şiiriyle Bekir Beydoğan, ikinci “Bir Dostun Gölgesinde” adlı şiiriyle Kemal Kantar ve birinci “Dostluk Öyle Bir Şey İşte” adlı şiiriyle Remzi Başkaya oldu. Dereceye giren şiirler, şairleri tarafından okundu.

 

 

Kemal Kantar; “Kelimenin Yönü: Neden O Şair, Neden O Şiir? Uluslararası Dünya Şiir Günü için buluşuyoruz. Ama bu buluşma, yalnızca dizelerin yan yana gelişi değil; zamanın kırık aynalarında, hafızanın puslu koridorlarında ve insan ruhunun derin boşluklarında yankılanan görünmez ritimde birleşimdir. Her şiir, kendi çağının kalp atışını taşır, ama taşırken bir yön verir; her şair, o atışın en çıplak, en çılgın, en uslanmaz hâlini duyan kişidir. İşte bu yüzden sorumuz basit görünse de cevabı gölgelerle doludur: Neden o şair, neden o şiir? Bir şairi seçmek, aslında bir insanlık hâlini seçmektir. Kimi zaman bir sürgünü, kimi zaman yitik bir aşkı, kimi zaman da adını koyamadığımız bir eksikliği… Çünkü şair, yalnızca kendi hikâyesini anlatmaz; başkalarının sustuğu yerde konuşur. O yüzden bir şairin sesi, bize ait olmayan bir hayatı bile içimizde tanıdık kılar. Onu seçeriz, çünkü o, bizim söyleyemediklerimizi söyler; suskunluklarımızın tercümanı olur. Ve bazen bir dize, gecenin en koyu karanlığında bir yıldız gibi yanar; gözlerimizi kapatıp dinlediğimizde, o ışık içimizde büyür, taşar, bizi ele geçirir. Peki ya şiir? Neden o şiir? Çünkü bazı dizeler vardır ki, ilk okunduğu anda değil, insanın içine düştüğü boşlukta, zamanın kırılmış aynalarında anlam kazanır. Bir gün ansızın hatırlanır ve o an, insan kendi iç sesiyle karşılaşır. Şiir, okunmak için değil, yaşanmak için vardır. Onu yazan kelimeler, kağıdın üstünde yalnız bir iz değil; ruhumuzun pusulasında gizli bir yol, geceyi aydınlatan bir fenerdir. Bu yüzden seçilen şiir, aslında seçilmez; o, bizi bulur. Biz ona değil, o bize gelir. Dünya Şiir Günü’nde aynı metinleri paylaşmak, aynı duyguları hissetmek anlamına gelmez. Herkes, aynı dizede başka bir yara bulur, başka bir sevinç yakalar; kimi gözyaşını saklar, kimi dudaklarında sessiz bir tebessümle taşır. Ama tam da bu yüzden anlamlıdır bu buluşma: Farklı kalplerin, aynı kelimelerde birbirine değebilmesi… Şiir, dilin ötesinde bir anlaşmadır; sessiz bir uzlaşma, görünmeyen bir köprüdür; bir şehrin rüzgârında savrulan yaprak gibi, herkesin kendi yoluna düşse de aynı havada titreşir. Bazen şairin bir sözü, bir çığlık gibi gelir, şehirlerin sokaklarından geçer, eski binaların duvarlarına çarpar, denizlere, yağmur damlalarına, rüzgârın uğultusuna karışır. İşte o an, neden o şair, neden o şiir sorusu anlam kazanır. Çünkü bir seçim yoktur; seçim, akılla değil, ruhun kendi yönlenişiyle yapılır. İçimizde bir yer, bir dizeye “evet” der. O “evet”, geçmişten bugüne uzanan bir bağdır. Belki çocukluğumuzdan kalma bir his, belki hiç yaşamadığımız bir acının sezgisi… Ama mutlaka bize aittir. Ve belki de en doğru cevap şudur: O şairi seçmedik, o şiiri seçmedik. Onlar bizi seçti. Çünkü bazı kelimeler, insanın ruhuna çizilmiş bir yol gibi, yön verir; yalnızca okunmakla kalmaz, adımlarımızı şekillendirir, düşüncelerimizi taşır ve bizi biz eden pusulanın işaretleridir. Ve bazı kelimeler vardır ki, okunduğunda içimizde fırtına kopar, ardından sessizlik gelir. O sessizlikte, gökyüzü biz olur, deniz biz olur, yıldızlar biz oluruz. Şiir işte budur: Bizi biz eden, kelimenin yönünde kaybolup yeniden doğduğumuz görünmez bir yankıdır” dedi.

 

Kemal Kantar

 

Kemal Kantar devamla; “Gıyabında Sayın Dostluk Grubu Derneği Başkanı Göksenin Çakmak ve Değerli Jüri Üyeleri! Kelimelerin yüreğe değdiği, dostluğun mısralara dönüştüğü bu anlamlı yarışmada bana layık gördüğünüz ikincilik ödülü için en içten duygularımla teşekkür ederim. Bu ödülü yalnızca bir derece olarak değil; kalplerin aynı duyguda buluştuğu, ruhların birbirine dokunduğu bir anın hatırası olarak görüyorum. Çünkü inanıyorum ki başarı, tek başına parlayan bir yıldız değil; birlikte ışıldayan bir gökyüzüdür. Ve o gökyüzü ne kadar çok renkle bezenirse, o kadar derin, o kadar anlamlı olur. Dostluğu anlatmaya çalıştığım dizelerimin, sizlerin kıymetli değerlendirmesiyle böyle güzel bir karşılık bulması, benim için tarifsiz bir mutluluk ve onurdur. Bu mutluluğun yalnız bana ait olmadığını, o anı birlikte paylaştığımızı hissetmek ise en büyük kazancımdır. Çünkü başarı, paylaşıldıkça çoğalır; birlikte güzel, birlikte anlamlıdır. Bu değerli organizasyonla dostluğun birleştirici gücünü sanatla buluşturduğunuz için sizlere gönülden minnettarım. Şiirin kalbimizde attığı bu özel günde, bir parça da olsa yer alabilmek benim için unutulmaz bir hatıra olarak kalacaktır. Değerli jüri üyelerine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmak isterim: Sayın Gülseren Mungan’a; dizelerimin ruhuna dokunan hassasiyeti ve emeğe verdiği kıymet için… Sayın Savaş Yavuz’a; kelimelerin ardındaki duyguyu görüp hissettirdiği için gönülden teşekkür ederim. Ayrıca, “Şiir Kalbimizde”nin mimarı, kıymetli Sayın Metin Soydeveli’ye ayrı bir parantez açmak isterim. Şiiri yalnızca yazılan bir metin olmaktan çıkarıp, yaşayan bir duyguya dönüştüren bu anlamlı platformu var ettiği için şiire kattığı derinlik ve incelikli bakışıyla bu yolculuğu anlamlandırdığı için kendisine özel bir teşekkür borçluyum. Onun emeğiyle şiir, sadece kalpte değil; hayatın tam ortasında nefes almaya devam ediyor. Ve kıymetli Ahmet Eren Özen’e… Dostluk Grubu Derneği adının böylesine anlamlı, böylesine yürekten bir güzelliğe vesile olmasına öncülük eden emeği ve katkısı için en derin teşekkürlerimi sunarım. Onun inancı ve yüreğiyle atılan bu adım, sadece bir organizasyon değil; kalpler arasında kurulan görünmez bir köprüye dönüşmüştür. Dilerim ki bu güzel yolculuk, onun ışığıyla daha nice gönüle ulaşır, daha nice dostluğu büyütür. Emeği geçen herkese, bu güzel yolculukta kalemleriyle dostluğu büyüten tüm şair dostlara sevgilerimi ve teşekkürlerimi sunarım. Dostlukla, sevgiyle ve şiirle kalmanız dileğiyle” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Program aile fotoğrafı çektirilmesiyle son buldu. Dostluk Grubu Derneği, yarın saat 15.00’da aynı salonda “Karanlıktan aydınlığa; 1978’den günümüze Türkiye” başlıklı bir program düzenleyecek. Programın konuşmacısı Ahmet Eren Özen olacak.

44 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar44.232644.4099
Euro51.285251.4907
Hava Durumu

İzmir nöbetçi eczaneleri